gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 65  
»Bugün 2826  
»Toplam 4337190  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.80.247.119
» Bu sitemizi ziyaretiniz

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde genel manzara

Hüseyin SİNASİ

04 Haziran 2014, 18:52

Hüseyin SİNASİ

                                

30 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 2 aydan fazla bir zaman geçti. Çeşitli nedenlerle iptal edilen iki il ve bazı ilçe ve beldelerde 1 Haziranda mini seçimler yeniden yapıldı ve kazanlar ve kaybedenler belli oldu.

Yerel seçimler 10 Ağustos 2014’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimin provası niteliğinde idi. Seçimler öncesinde yazdığımız bir yazıda “Başbakan Erdoğan’a sahip çıkmanın zamanıdır” demiştik. Nitekim bütün olup bitenlere, kavga ve gürültülere rağmen vatandaş bir kere daha Başbakan Erdoğan’a sahip çıktı. AKP ve Başbakan Erdoğan, seçimlerde %43,5-%45,5 arasında bir oy almayı başardı.

            10 Ağustos 2014 Pazar günü gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerine neredeyse şurada iki ay gibi bir zaman kaldı. Fakat adaylar ortaya çıkmış değil. AKP’nin adayının Başbakan Erdoğan olduğu kesin gibi. Esas bilinmeyen ve çözülmesi gereken denklem, AKP’nin Erdoğan sonrasında nasıl şekilleneceğidir. Bu problem çözüldüğü zaman gerisi zaten gelecek. Bir başka zor denklem muhalefet partilerin adaylarının kim olacağı ve o da hala çözülebilmiş değil. MHP Lideri Bahçeli, çatı adayı gibi bir kavram ortaya attı. Fakat bize göre pek de inandırıcı bulunmadı. Bu nedenle CHP ve MHP’nin aday arayışları, bir anlamda AKP’nin ve Başbakan Erdoğan’ın değirmenine su taşımaya devam ediyor.

            Gelelim kimlerin aday olacağına. AKP’nin adayı büyük ihtimalle Başbakan Erdoğan gibi demiştik. Ama küçük bir ihtimal de olsa başka birini aday olarak gösterebilirler. BDP ve HDP’nin seçimin birinci turda aday çıkarmaları beklenir. Kimi aday yapacakları o kadar önemli değil. Şayet seçim ikinci tura kalırsa AKP’nin adayını desteklemeleri kesin sayılır. Burada asıl CHP ve MHP’nin nasıl bir tutum takınacağı öne çıkıyor. Eğer CHP ve MHP de ayrı adaylar çıkaracaklarsa seçimi daha ilk turda kaybedecekleri kesin. Ortak bir aday konusunda anlaşabilir ve tabanlarına bunu anlatabilirlerse durum belki farklı olur. Ama zaman gittikçe daralıyor. Elbette mecliste temsil edilmeyen partilerin oylarını da dikkate almak gerekiyor. Buna yurtdışı seçmenlerinin tercihlerinin ne olacağını da ilave etmek lazım. Mevcut şartlar içinde aday olması halinde Başbakan Erdoğan’ın sandıktan başarıyla çıkacağını söylemek mümkün.   

            10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi birçoklarına göre bir dönüm noktası olacak. Yani Yeni Türkiye’nin kapılarını aralamış olacağız. Yeni Türkiye’de iki partili bir parlamento, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığının tek kişide toplandığı bir başkanlık, yarı başkanlık veya güçlendirilmiş cumhurbaşkanı anlaşılıyor. ABD ve Fransa model ülke olarak alınıyor. 1800’lü yıllardan beri uygulanmakta olan vilayet sistemi yerini eyaletlere bırakıyor. Zaten bunun ilk uygulamaları çoktan hayata geçmiş ve 30 kentte oluşturulan Büyükşehirlerde başkanlar seçildi bile.

Dünyaya hükmeden emperyalist küresel güçler de bu yapıyı adeta dayatıyor. Bırakın dayatmayı zorluyorlar. Aslında bu dayatma ve zorlamalar şu üç beş yılın değil altmış yetmiş yıllık bir geçmişe sahip. Hafızamızı biraz yoklarsak; Atatürk’ün 1938’deki zamansız ölümünden sonraki tüm gelişmelerin bizi bu noktaya getirdiğini hayretle görürüz. Ne yazık ki örümcek ağını irmik irmik örmüş ve bugünkü acıklı duruma gelmişiz.

            Bugünlerde Atatürk’ün hayatını ve Kurtuluş Savaşını anlatan bir kitap okuyorum. Kitabı okurken Atatürk’e ve O’na gönülden bağlanmış kahramanlara bir kere daha hayran kaldım. Evet, bir tarafta kapitalist batı emperyalizmi, bir tarafta onların yerli işbirlikçileri (İngilizciler, Amerikancılar, Rusçular, Almancılar) bir tarafta çoktan tarihin tozlu sayfalarına yollanmış Osmanlı saltanatçılığı, halifecilikler ve bir tarafta yüzyıllardır yoksul ve geri bırakılmış, ezilen ve sömürülen bir millet Türk Milleti. İşte bu ağır şartlar altında Mustafa Kemal önderliğinde bir milletin nasıl dünyaya kafa tuttuğu, ezilen ve sömürülen dünya milletlerine nasıl umut ışığı olduğu anlatılmış.

İnanın o günlerin karanlık tablosu ile bugünü karşılaştırdığımızda durumumuzun pek farklı olmadığını söylemek mümkün. Böyle bir manzaradan kim ve hangi partinin Cumhurbaşkanı adayı sandıktan çıkarsa çıksın durum değişmeyecek. En azından benim böyle bir umudum yok. Atatürk gibi bir kahramana çok ama çok acil ihtiyacımız var.  İki ay sonra Türkiye Cumhuriyetinin 12. Cumhurbaşkanını seçeceğiz, çıkacak sonuç şimdiden vatana millete hayırlı olsun.  

        

Bu haber 981 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Dip Dalga-Ülkücü Hareket25 Haziran 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur