gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 106  
»Bugün 2787  
»Toplam 4337151  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.80.247.119
» Bu sitemizi ziyaretiniz

Milli irade dediler, çıkan sonucu beğenmediler

Hüseyin SİNASİ

08 Eylül 2015, 23:07

Hüseyin SİNASİ

 

       7 Haziranda yapılan milletvekili seçimleri sonrasında ülkenin içinde bulunduğu sosyal, kültürel, ekonomik sorunları çözecek bir hükümet kurulamadı. Bunca soruna bir de Doğu ve Güneydoğu ve ülkenin çeşitli il ve ilçelerinde yeniden hortlayan terör olayları eklendi. Gün geçtikçe ağırlaşan ve altından kalkılamaz hale gelen bu sorunlara çözüm üretecek bir hükümetin süresi içinde kurulmaması nedeniyle yeniden bir seçime gidiliyor.

 1 Kasım 2015 tarihinde yapılacak yeniden seçim için seçim takvim dünden itibaren işlemeye başladı. Partiler aday adayı başvurularını kabul ediyor. Başvurular bu hafta sonuna kadar tamamlanmış olacak. Aday listeleri de 18 Eylül akşamına kadar YSK’ ya teslim edilecek.

        Bu sütunlarda politikacılar, partiler ve liderleri hakkında görüşlerimizi daha önce birkaç defa ifade etmiştik. Hatta son yazımızı bitirirken şöyle bir cümle kullanmıştık. “Türk halkı, bizim politikacılardan, partilerden ve liderlerinden en az on yıl, yirmi yıl ilerde.” Elbette bizi idare eden politikacılar için bunun ağır bir itham olduğunun farkındayım.

Ülkemizde siyasetin böyle ucuz ve kalitesiz ellerde şekillenmesi böyle bir tablonun ortaya çıkmasına neden oluyor. Ne acıdır bizde politikayla uğraşanların tamamı bir rant elde etmenin çabası içindedir. Nerede ipten kazıktan kurtulmuş, nerede iş ve meslek hayatında başarılı olamamış, sıfırları tüketmiş bir adam varsa, partilerin çeşitli kademelerinde ve karar alma mekanizmalarında görev aldı. Olmadı parayla satın aldı.

        7 Haziran seçimleri öncesi ve sonrasında araştırmacı ve sorgulayıcı kimliğimizle çeşitli partilere mensup dost meclislerinde bulunduk. Onlarla sohbet edip, çay içtik.  Merak edip, öğrenmek istediğimiz konularda çeşitli sorular sorup cevaplarını aldık. Elimizde bir fotoğraf makinesinin ve not defterinin bulunmaması hem onlar için hem de bizim için samimi bir havanın oluşmasını sağladı. 

Ak Partili dostlarla, seçim öncesinde sohbetlerimizde, tek başına iktidar olacaklarına dair sağlam bir inanç vardı. O kadar eminlerdi ki, onlara Ak Parti iktidar olamazsa ne olur dediğimizde yüzümüze hayretle bakıyor, şiddetle karşı çıkıyor ve nasıl iktidar olacaklarını uzun uzadıya anlatıyorlardı.

Buna karşılık CHP’li, MHP’li tanıdıklarla sohbetlerimizde sürekli olarak Ak Partinin iktidar olamayacağı vurgulanıyor, ancak sonrası için ne olacağı konusunda kimse bir şey demiyordu. Bir defasında CHP İlçe Başkanı Ayhan Güven CHP-MHP koalisyonundan söz etmişti. Ancak MHP’liler seçim öncesi koalisyon lafını hiç gündeme getirmediler. İktidar olacağız, Ak Partiden hesap soracağız diyorlardı.

Yine bir defasında, Ak Partili iki arkadaşla konuşurken, aramızda şöyle bir konuşma geçmişti. Onlara seçimden tek başına iktidar çıkmazsa nasıl bir koalisyon olmalı demiştim. Onlar da Ak Parti ile MHP koalisyonu olabilir demişlerdi. CHP ile koalisyon kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu. Hatta Ak Parti % 45 ile tek başına iktidar olur diye eklemişlerdi. Kaplan Sineması yakınlarında bazı tanıdıklarla sohbette de Ak Partinin % 47-49 gibi oy oranlarından söz ediyorlardı. İşin doğrusu ben de dört partili bir meclis ve Ak Partinin kıl payı da olsa tek başına iktidar olacağını düşünüyordum.

7 Haziran seçimleri sonrasında Başbakan Davutoğlu’nun balkon konuşması ve arkasından MHP Lideri Bahçeli’nin açıklamaları bir koalisyon hükümetinin kurulmasının ne kadar zor olduğunun işaretleriydi. Piyasanın beklentisi olan AKP-CHP koalisyon görüşmeleri sonrasında yaşanan hayal kırıklığı, AKP-MHP koalisyonunu da imkânsız hale getirdi. HDP ile koalisyon kimsenin aklının ucundan bile geçmedi.

Hâlbuki demokrasi bir uzlaşma ve anlaşma sanatıdır. Demokratik ülkelerde farklı siyasi yapılardaki partiler, yapabilecekleri, anlaşabilecekleri konularda işbirliği yaparak, koalisyon hükümeti kurmaları sıradan şeylerdir. Ama bizimkiler politikacalar yapamayacakları, anlaşamayacakları konuları öne sürerek işe koyuldular ve yapmadılar, uzlaşmadılar, anlaşmadılar. Bu anlayış ülkeyi derin siyasi bir kaosun içine sürükledi gitti.

7 Haziran seçimleri sonrasında ülkemiz ve insanlarımız siyasi anlamda karpuz dilimi gibi dört – beş parçaya bölündü. Partiler artık etnik ve mezhep kökeninde derin bir ayrışmaya doğru gidiyor. Bilmem hangi partinin kimi temsil etiğini yazmaya gerek var mı? Bu ayrışma ABD’de, Avrupa’da yıllar önce hazırlanan planların gelmiş olduğu son noktadır. Bu durum korkarız ki, ülkemizi ve insanlarımızı Ortadoğu bataklığına çekiyor. Dikkat dipsiz kuyuda  boğulup gideceğiz.

Güney komşularımız, Irak’ta, Suriye’de sahneye konulan kanlı tuzağın bir benzeri ülkemizde uygulanmaya çalışılıyor. Belki Suriyelilerin, Iraklıların gidebilecekleri, sığınabilecekleri komşuları vardı, ama bizim öyle bir şansımız yok.

Ülkemizin birlik ve beraberliği, milletin dirlik ve düzeni için, geleceğimiz için, evlatlarımız için, torunlarımız için iyi düşünmek, ona göre hareket etmek zorundayız.  

Unutmayalım, partiler, liderleri gelip geçicidir. Asıl önemli olan ülkemiz ve milletimizin geleceği, çocuklarımız ve torunlarımızdır.      

Bu haber 697 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Dip Dalga-Ülkücü Hareket25 Haziran 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur