gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 117  
»Bugün 672  
»Toplam 4487117  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.224.108.238
» Bu sitemizi ziyaretiniz

KIBRIS SEYAHATİM

Gülsen BİRDAL

22 Aralık 2014, 22:32

Gülsen BİRDAL

                 KIBRIS  SEYAHATİM

Daha önce yurt dışı seyahatlerim olmuştu. Bazı ülkeleri  gördüm.Ve kendi vatanımız kabul ettiğimiz “Yavru Vatan”  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini de görme imkanım olmuştu. Yıllar sonra tekrar İki gün önceki  Kıbrıs  seyahatim  ile izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Her gidenin, adayı görenlerin izlenimleri farklılık gösterir tabii. Ufak bir yer  bir  yer  1-2 saatte bütün adayı geze bileceğinizi düşünebilirsiniz.

Oysa öyle değil. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin yüz ölçümü 3.355 km. Nüfusu ise onu tam olarak  Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın da tam olarak bilebileceğini sanmıyorum.  Çünkü adada yaşayanların çoğu kaçak durumunda. Bu  aralar, kaçaklar için bir af kampanyası başlatılmış, kaçak yaşayanların aftan yararlanmaları için Devlete başvurmaları için her tarafta afişler var. Adada her milletten insan var. Türklerin haricinde en büyük çoğunluk  Pakistan’lılar. Onların ise her ne yolla geldikleri belli değil. Suriyelilerin ise Adaya  kabul edilmeme kararı  var.

Son sayımda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde sürekli ikamet eden nüfus: 286 bin 257

Kıbrıs doğumlu (KKTC ve Güney Kıbrıs) kişilerin sayısı 160 bin 207,

KKTC'de sürekli ikamet eden Türkiye doğumlu kişilerin sayısı  104 bin 641,

KKTC'de sürekli ikamet eden Türkiye doğumlu KKTC vatandaşları sayısı  31 bin 234,

Tek ve çift uyruklu olduğunu beyan eden KKTC vatandaşlarının toplam sayısı 190 bin 494,

TC vatandaşı nüfusu  80 bin 550,

Birleşik Krallık (İngiltere) vatandaşı nüfusu ise 3 bin 691 olarak belirlenmiş.

Ada daha önce de yazdığım sanıldığı  gibi  küçük değil.  Boyu Lefke’nin batısında bulunan Yeşilırmak’tan adanın neredeyse en doğu ucu sayılan Dipkarpaz arasındaki uzaklık 250 km.yi bulmakta.  Nerdeyse  Sapanca  Ankara  arası. Boyuna enine  göre daha dar. Eni bazı yerlerde  30-35 km. arası.

           
 
       Kuzey Kıbrıs’ı Beşparmak dağları neredeyse ikiye bölmüş, denize bakan tarafı Girne, içeride kalan kısmı Başkent Lefkoşe.   Daha aşağısında ve doğusunda Mağusa bulunmakta. Birçok yerleşim yeri var irili ufaklı . Lefkoşe, Girne, Gazi Mağusa, Güzelyurt ve Lefke.  Daha önceki yıllarda çekilen susuzluk kalmamış.  Türkiye’den KKTC’ye yıllık 75 milyon metreküp su aktarılıyormuş.. Anamur Dragon Çayı üzerinden  ve  50 yıllık su ihtiyacını karşılayacağı düşünülüyormuş.
 

Bir kısmı tarıma elverişli olmasına rağmen atıl kalmış, Konya ovası gibi düz alana sahip. Büyük bir kısımda yeşillik.

Ada halkı  tembel gibi.  Aralık ayında adaya gidip gördüğüm izlenimlerim arasında  İş yerlerinin birçoğu ya kapalı veya öğlene doğru açılmakta.

Ada halkı pahalılıktan şikayet etmekte. Gerçekten her şey çok pahalı. Benzin adada 3.67  TL. Mazot.3.36 TL den satıldığı halde ulaşım Türkiye’dekinden pahalı. Dolmuş in-bin 3.5 TL., mesafelere göre  Taksi  15.00-80.00  TL.ye kadar çıkmakta. Giyim ve gıda da Türkiye’den pahalı, Ada halkı kiraların da yüksek olmasından şikâyetçi. Ancak, maaşlar Türkiye'den daha fazla asgari ücret 1.600 TL. Memur maaşları 4.000-5.000 TL.

En güzel şehri Girne’dir. Girne gelişmiş  ve turizm konusunda en geniş imkânlara sahip kent durumunda.  En eski tarihe sahip olan şehirler  Lefkoşe ve Mağusa. Lefkoşe’de çok eski 1.500 yıllarına dayanan birçok Osmanlı eseri bulunmakta.  En talihsiz yerleşim yeri ise Mağusa’ya birleşik olan Maraş bölgesi. Bir zamanlar adanın en güzel ince kum sahili ve Tesislerine sahip olan Maraş bölgesi 40 yıldır insansız bölge. Güya pazarlık payı olarak tutulan bu bölge 40 yıldır kaderine terk edilmiş. Binaları harabe olmuş. O güzelim tesisler ve o güzelim bölge ne yazık ki  atıl vaziyette kalmış.

                
 
        Adanın en önemli sorunu ulaşım. Gündüz idare edilmekle birlikte akşam 18.00’dan sonra Taksi haricinde hiçbir ulaşım aracı yoktur. Ucu tembelliğe dayanan bu çalışma şeklinden  dolayı   Akşam 18.00’den önce varacağınız yere vardınız, varamadığını takdirde ya taksiyle gideceksiniz veya o geceyi orada geçireceksiniz.
 

Gideceklere bilgi için söyleyebilirim. Lefkoşe’nin Girne Kapısı’nda hemen her tarafa dolmuş ve otobüs kalkmaktadır. Girne’nin şehir meydanından (Güvercinli Havuz) adanın hemen her tarafına ve Ercan Hava alanına Dolmuş-otobüs kalkmakta. Girne’ye 5 km. mesafede bulunan Bellapais (Beylerbeyi sarayı)’na (yerleşim yeri olduğu halde), 10 km. mesafedeki St. Hilarion Kalesine, 10-15 km. mesafedeki Bufevento kalesine ya özel araç veya taksi tutarak 60-80 TL. arası ücret ödeyerek gidebilirsiniz. Bir de bunların haricinde her bir bölgeye ayrı ayrı olmak üzere adam başı 45-50 TL. ödeyerek günlük turlarla gidebilirsiniz.

Fethettiğimiz yerlerde biz Türk’ler  halkın dinine, diline ve yaşayışına, sahip olduğu kültüre karışmadığımızla övünürüz.  Kıbrıs’ta bu çok övünülecek bir şey midir sorguladım kendimce. Gördüğüm kadarıyla pek de övünülecek bir meziyet değil. Biz 1.500’lü yıllardan beri birkaç defa adaya sahip olmuş bir milletiz. 1974’den beri de adanın bir bölgesine sahip ve orada bir Türk Devleti kurmuş bir milletiz ancak  aradan geçen 40 seneye rağmen halen Türk kimliğini adaya yansıtamamışız  Rumca veya İngilizce hâkim. Bizim yabancıya merakımızdan olsa gerek. V e Adanın görgü kuralları halen eskiye dayalı.  Şehir isimleri  Türkçe’nin yanında Rumca’da yazılmaktadır. Mesela trafik işaretlerinde Girne-Kyrenia, Gazi Mağusa-Famagusta olarak tanıtılmaktadır. Trafik halen sağdan işlemektedir. Araçların % 99’unun direksiyonu sağda, trafikte uyarı yazıları Türkçe’nin yanı sıra İngilizce’dir. Yavaş-Slow, Dur-Stop gibi. İşyerlerinin tanıtımının ve isim levhalarının çoğu İngilizce.

Gittiğimiz otel, sıradan bir yer değil. 5 yıldızlı  Telefon şarj aletlerini prize takmak istedik ama bir üçgen şeklinde 3 delik var. Elektrik prizi mi, televizyon veya telefon prizimi anlaşılmıyor, ölçüleri bizim fişlere uymuyor. Oradan “bu prizler topraklı, İngiliz usulü” cevabını aldık. Hallederiz” dediler. Teknisyen Fişlere birer tane aparat taktı ondan sonra bizim fişler prize girmiş oldu. Yani elektrik sistemi bile İngiliz’lerden kalma. Dünyanın hiçbir tarafında uygulanmayan sistem KKTC’de.

Gezilecek ve görülecek yerleri  internet ortamında rahatça bulabileceğiniz nedeniyle  yazımı burada noktalamak istiyorum.

Kıbrıs için çok emek harcayan vefat etmiş olan  Rauf Denktaş'a  Allah’tan rahmet ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Gülsen BİRDAL

Bu haber 1069 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
BOZYAZI'DA (Şiir)14 Ağustos 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur