gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 116  
»Bugün 1407  
»Toplam 4327522  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.224.235.183
» Bu sitemizi ziyaretiniz

ÖZ SAYGI

Gülsen BİRDAL

14 Temmuz 2014, 21:47

Gülsen BİRDAL

                                ÖZ SAYGI

 

Günlük hayatımızda insanlarla fazlaca içli dışlı oluyoruz.

 

Bize veya başka bir şeye  ihtiyaçları olduğu anda  giderip yardım ediyoruz. Ancak  onlar bizim kendilerine  gereksinimiz olduğu anda aynı şekilde karşılık vermedikleri zaman da kırılıp  kızıyoruz.

 

Çok doğal bir tepki. Peki, ne yapalım?

 

Yardımcı olmayalım mı? Olalım, ama kendi duygularımıza da  saygı duyup, onurlandıralım.

 

Gerçek saygı yüzeyi nedir?

 

Bencil tavrın zıttı diye düşünüyorum.   Öz saygı bizlerin görünüş  ya da mevkiini değil gerçek, içsel benliğimizin değerlendirilmesi olmalı.   Eylemlerimizi, menfaat, kazanç  dürtüleri ile hareket etmek  yerine prensiplerimiz,  inançlarımız  üzerinden hayata geçirdiğimizde kendimize öz saygımız var diyebiliriz.

 

Başkalarını  etkilemek  veya  hoş görünmek için yapılan sahte tavırlar  öz saygının kaybına neden olur. Kişi kendine  öz saygısı olmaz ise  başkalarından da saygı duyulmasını beklemek  anlamsız.

 

Günümüz şartlarında, kültürümüzde artık  herhangi bir şeye saygı gösteriyor muyuz? Hayır.  Asıl amaçlar menfaat veya başarı olduğu ve başarıya giden yolda her şeyin mubah olduğu kabul  edilebilir  felsefe ile hareket edilir oldu.  Örneğin, amaç   bebeğe  yemek yedirmek ise, ağzına kaşık dolusu mama verirken  bebeği oyuncakla şaşırtmayı mantıklı  bulmuyor muyuz?

 

Oysa haysiyet eksikliği çok hissedilen değerler olmamalı.

 

Haysiyet kişinin varlığında bir bütündür bence.  Sözlükteki anlamı  “saygı uyandıran karakter” diye  ifade edilmekte.  Haysiyetli kişiler, kendilerine  çevrelerinde saygı  uyandıran  nitelikli  tavırlar sergilerler.

 

Haysiyete,  zamanın  ekolü  modern kültürde zaman para demek olduğundan, çok azımız  sahip olabiliyoruz.

 

Haysiyetli olmak, kişi tavır ve hareketleri ile  ayaklarını sağlamca bastığı zemini  çevresine hissettire bilmesidir.

 

Günümüz dünyasında insanların  iyi olma hissi, kolayca tanımlamaz oldu. Enflasyon almış başını gidiyor, işsizlik çığ gibi.

 

Ekonomi diye bir kavram kalmamış, çevredeki  savaşlar  adım başında bir Suriyelinin dilenmek için etrafımızı sarması,  yozlaşmış düşünceler  gibi  güçsüzlük duygusu kaplıyor insanları. Bu yaşam tarzında ki olumsuzluklar, insanlarda  neşenin kaybolmasına yol açıyor. Negatif bulutların üzerimize çökmesine engel olamıyoruz.

 

Oysa bir su bile içmekten zevk alabilelim. Hayatımıza malzeme zenginliği katalım. Basit şeylerden mutlu olmasını bilelim. Hayat mücadelesi arttıkça sıkıntılar artıyor. Birazda mücadelen kaçalım, yâda azaltalım. Temel gereksinimlerimizi karşılayabildiğimiz ölçüde mutlu olmaya bakalım.

 

 Ölü insanların tabi ki  istekleri yoktur. O zaman içimiz geçmiş, ölmüş gibi ruhsuz yaşamayalım.

 

Hayat dolu olmak yaşam heyecanını yaşamakla olur. Çocuklar gibi masum  tasasız olmak, endişeleri def eder belki. Birçok egomuzu ayaklar altına alıp ezersek esareti bizi üzemez.

 

Basit zevkler, küçük mutluluklar, temiz kalp hayatı kolaylaştırır.

 

Öz güvenimiz, kendimize saygımızı katlar.

 

 Hadi bakayım göreyim sizi.

 

Gülsen BİRDAL

Bu haber 984 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Seçime bir hafta kala…15 Haziran 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur