gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 44  
»Bugün 211  
»Toplam 4784059  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.227.31.145
» Bu sitemizi ziyaretiniz

AÇILIMI HAZMETMEK

Mustafa YILDIZ

12 Ocak 2013, 21:02

Mustafa YILDIZ

                     AÇILIMI HAZMETMEK

            “Kürt açılımı, demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik”  projesi olarak başlayan açılım sürecinin başında Sayın Başbakanımız, “hazmede hazmede, hazmettire hazmettire bu proje sürecini devam ettirmemiz lazım”  demişti. Şu anda geldiğimiz nokta ile bu lafın söylendiği zaman arasında oldukça uzun mesafe alınmış olduğu görünmektedir. O kadar açık edildiki her şey alenileşti, insanlar bütütn kırmızı çizgileri, milli değerleri bıraktılar, bir kenara attılar. Şahıslarını ilgilendirenler gündemlerini oluşturdu.

            Adı Kürt açılımı veya başka açılım her ne ise olan proje aslında çok daha eskilere dayanmaktadır. Adalat Partisi döneminde Demirel’e, daha sonra Özal’la birlikte Kenan Evren’e sunulan, 1999 yılında 36. Paralelin kuzeyinin Çekiç Güç tarafından güvenli bölge ilan edilmesiyle devam ederek beslenen, Öcalan’ın 1999 da teslimi, 2002 yılında koalisyon hükümetinin yıkılışı ile adım adım gelinen süreçtir.

            Suriye devlet Başkanı Beşar Esat son yaptığı salon konuşmasında özet olarak “kiminle konuşayım, muhatap kim, kuklalarla konuşmak neyi değiştirir” diyerek,: kendi ülkesindeki muhalifleri organize ederek saldırtanların olduğunu söylemektedir. Saldırtan ve Suriye’yi yıkmak isteyenleri görmezden gelerek bu meselenin çözülemeyeceğini açık şekilde deklere etmiştir. Muhatapların dış güçler olduğunu vurgulayarak suçluların dışarıda aranması gerektiğinin altını çizmiştir.

            Yakın zamana kadar sürgün hayatı yaşayan Talabani ve Barzani şimdilerde kırmızı halılarla karşılanan ititbar sahibi oldularsa, bu itibarı onlara kimin sağladığına bakacaksın. Kuklacıların kim olduğunu görürsün. Kuklacıları görmeden kuklalarla dövüşmeye kalkarsanız mağlup olmanız kesin sonuçtur.

            Kuklaları ön plana çıkaranlara, kuklaları gösterip cambaza bak misali bu milleti aldatıyorsunuz, ya da körsünüz demem gerekiyor.

            En son 2008 yılının şubat ayında Türk ordusu Kuzey Irak’a operasyon yapmış, ABD Dışişleri bakanı Robert Gates “hemen çekilin” demiş ve Türk Ordusu Kuzey Irak’ı terk etmiştir. O zaman kuklacıların sahibi açık değil midir?

            Açılımın başında teröristlerin ayağına mahkemeler, hâkimler ve savcılar götürdünüz, özel mahkemeler kurdunuz “Abdullah Öcalan’ın talimatıyla Kürt açılımına ve barış sürecine katkıda bulunmak için geldik” dediler, “pişman mısınız?” diye sorulmadığı halde “pişman olmadıklarını” beyan ettiler.

            Son dört yılımızı bütün medyanın ve basının “Kürt açılılmı”nı özellikle kullanarak program ve yayınlarının ağır bombardımanı altında geçirdik. Bu konunun aksine yazan çizenlerin, bunlara müsaade edenlerin de cezalandırıldığı bir süreci beraber yaşadık.

            Özellikle Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından “Öcalan geçmişinde Müslümandı namaz kılardı, camiye giderdi, Kürtler’e de çok zulmedildi, zorunluluktan dağa çıktılardı, Diyarbakır Emniyet Müdürünün “onlar için de üzülmeyen insan değildir” çıkışlarına haklılık süsü vererek PKKyı nerdeyse masum yaramaz çocuk konumunda gösterme çabaları yenilir yutulur cinsten olmayan beyin yıkama olaylarıdır.

            Sayın Başbakanımız PKK ile müzakere ediyorsunuz iddialarına şerefini ortaya koyarak sert karşılık vermez ve  Oslo görüşmelerinin deşifre edilmesinin ardından tepkisiz bir toplumla karşı karşıya olduğunu anlayınca korkusunun yersiz olduğunu anlamış, daha bir cesaretle daha açık bir şekilde pazarlığa başlamıştır. Arada bir u dönüşü yaparak BDP’ye BDP’ye “siz PKK ile kankasınız dokunulmazlığınızı kaldırırım” şakası yapıyor rol gereği ve devam ediyor son gaz açılmaya. Tamda şarkımıza uygun tempoda “Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda” BOP projesi neyi gerektiriyorsa adım adım, basamak basamak uygulamaya devam ediyoruz.

            Bu milletin aklı ile oyun oynanıyor, bu millete sosyal medya ve basın aracılığıyla yapılan baskı sonucu beyni yıkanıyor. Bu millet aldatılıyor. Her şet yavaş yavaş, hazmettire hazmettire kabullendiriliyor.

            Afrika’da batı zihniyetinin nasıl sömürgeci bir zihniyet taşıdığını anlatan Sayın Başbakanımız Kürt açılımını aynı zihniyetin dayattığını, Paris’in göbeğinde PKK bürosunun olduğunu, Avrupa’nın baş şehirlerinden mali yardımların sağlandığını benden daha iyi biliyordur. Bütün bunların neden bu millete anlatılmadığını merak ediyorum doğrusu.

            Bütün bu sürecin bir oyun olduğunu görüyor ve şahsen hazmedemiyorum. Bunları hazmedenlere de diyecek söz bulamıyorum. Mideleri çok geniş olanlar ancak bunları hazmeder diye düşünüyorum.

            İmralı ile müzakere başladı Paris’in göbeğinde PKK’nın kurucusu, Apo’nun sevgilisinin de aralarında bulunduğu 3 kişi şifreli kapılar arkasında infaz edildi. Bu olayı yapanların

            Derin PKK,

            Muhalif PKK,

            Süreci durdurmak isteyen güçler,

            Derin devlet,

            Kandil,

            Yapmış olabilir… Oldukça çok ihtimal var ve üzerinde durulmaktadır.

            Yine İmralı’yla pazarlıklar sürerken Zap kampından gelen PKK’lılar karakol bastı bir Astsubayımız şehit oldu, geriye 14 leş bırakarak kaçtılar.

            Bunlar ne anlama geliyor?

            Acaba Karayılan bana ne tutuklu Apo’dan mı demektedir, kendisinin muhatap alınmasını mı istemektedir?

            Apo’yu ne kadar beslersek besleyelim, temize çıkarırsak çıkaralım bu 7 başlı ejderha, kendi elimizle beslediğimiz dev anası olmuştur. Sizin muhatap aldıklarınız, muhatap almadıklarınız tarafından kabul görmemektedir. Kuklacılar ise bu işe asla razı görünmemektedirler. İnsanlarımızı analar ağlamasın kan dökülmesin diyerek oyun kurucuların kucağına atmaya çalışan zihniyet hazmettirdim sandığı sancıyı inanıyorum ki kendi kursağında yakın zamanda hissedecektir.

            Tezgâh kurucuların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır. “Bu İslam’ın son ordusudur” olarak gördüğümüz, inandığımız bu milleti Allah koruyacaktır. Buna yürekten inanıyorum. Oyun kurucuların oyunlarını Allah boşa çıkaracaktır.

            Saygılarımla…

            Mustafa YILDIZ

Bu haber 1392 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Seçim pazarlıklar sürerken…14 Aralık 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur