gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 29  
»Bugün 1124  
»Toplam 4781495  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.84.236.168
» Bu sitemizi ziyaretiniz

DERSHANELER

Mustafa YILDIZ

01 Aralık 2013, 21:41

Mustafa YILDIZ

                            DERSHANELER

Gündeme oturan bu konunun açık ve açıklanır yönü Cemaat-Hükümet tartışması olarak yansımaktadır. Türkiye’de 4000 den fazla dershanenin 3000 kadarının Nur Cemaati’nin kontrolünde olduğu söylenmektedir. Bir o kadar da öğrenci evi, okul, gönüllüler derken Türkiye’de eğitim çalışmalarının büyük bir kısmı ve üniversite gençliğinde küçümsenemeyen hakimiyetin sahibi durumunda görünmektedir.

Üniversiteye ilk adımı attığınız zaman, sizi kapıda karşılar, olmadık dil döker, ikna için her yolu denerler. Eğer bir yurtta kalma mecburiyetinizin bulunduğu ortadaysa tercihleri önce referanslı gelenlerdir. Sizi asla kapıdan içeri sokmazlar.

Bir ülkenin geleceği elbette eğitimi elinde bulunduran fikir ve düşünce kuruluşlarının olmak zorundadır. Her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizin belirleyici unsurları da % 10’larda yetişen elemanlardır. Sizi, ülkeyi yönetecek kadrolarınızı yetiştiremezseniz iktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız. Hükümet olabilirsiniz ama hakim olamazsınız. İşte AKP’nin çıkmazı budur. Hükümet iktidar değil ya cemaatçilerin, ya da tarikatçıların oluşturduğu kadroların iş başına geldiği bir yılı daha geride bıraktık.

Türkiye’de kim iktidar koltuğuna oturursa otursun koltuk değneğinden biri tarikat veya cemaatin adamı olacaktır.

Bu konu çok daha farklı boyutlarıyla tartışılabilir, ancak bu kavgadan, gücün kontrolü ayrışmacılığından bu millet zarar mı görecek fayda mı boyutuna bakmak gerekir.

Yukarıda saydığınız sebeplerden dolayı teşkilatlanamayan üniversite gençliğini kontrol edemeyen siyasi akımlar aslında bu ayrışmadan memnun. Her ne kadar destekliyor görünseler de hiçbir siyasetçi hiçbir fikir ve düşünce sistemi, kendisinin çok üstünde oluşacak bir güç birliğinin varlığını istemez. Şimdiye kadar bu tartışmaların dışında gibi görünen sayın hoca efendinin son çıkışlarının siyasetin ne kadar içinde ve ortasında olduğunu göstermesi açısından çok önemlidir.

Türkiye bir gerçekle daha yüzleşti. Tarikat ve cemaatler kendisine inananları belli  yerlere  kanalize etmenin bir yöntemidir. Eğer bunun dışında olanları varsa – ben görmedim- onlardan çok büyük özür dilemem gerekmektedir.

İşte böyle bir ortamda tartışma konusu olan dershanelerin durumu maddesel sonuç olmaktan çıkmak durumundadır.

Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayamadığınız müddetçe dershaneleri kapatmak farklılıkları derinleştirmekten öteye gidemez. Çatlaklar daha da büyüyecek anlamı çıkar. Siz eğitimde kaliteyi yeknesak hale getirmeden dönüştürme yoluna giderseniz elbette haklı sebepleri olanlar sizin karşınıza dikilir.

Türkiye gerçeği bırakan farklı il, bölge, iklim gibi çeşitlilikleri aynı ilçelerin merkezindeki ve bölgelerindeki okullar arasında da uçurumlar var. Bir ilçe merkezinde ki  A okulu B okuluna göre öğretmen, fiziki donanım, tecrübe, birikim yönünden ayrıcalıklı hale gelmiş ise siz çocuğunuzu oraya kayıt yaptırmak için torpil ararsınız. Bunlar şu anda yaşanan gerçekler değil mi?

Hali vakti yerinde olan siyasi, bürokratik, maddi gücü olanlar hem bunun yolunu bulacak, hem de çok önemli olarak çocuklarını zorlandıkları derslerden özel hocalar bulacaktır. Böyle olunca da aradaki farkın ne kadar açılacağının hesabını siz yapın.

Bir zamanlar Türkiye’yi idare edenlerin özel kolej öğrencileri olduklarını ne çabuk unuttuk. Bu farklılıkları ortadan kaldırıldığı sayın başbakanımızın deyimiyle imam hatiplilerin ülkeyi idare eder duruma geliş sebebinin eğitim-öğretim çatlağının gerek dershaneler gerekse üniversiteler üzerinde etki sağlayan milli görüş, ülkücü hareket, nur cemaati, tarikat evlerinin baskısı, yetişen neslin zihniyet değişikliğinin esas temelidir.

İşte şimdi eski haline dönüyor paranın ve sermayenin kontrolünde bir eğitim sistemi oluşturuyorsunuz.

Asla aklımızdan çıkarmayalım şu iki sebep çok önemlidir.

Özel dersin önünü alamazsınız.

Çoğunluğun faydalanabildiği özel ders sistemini şimdi sadece parası olanlara açtınız, fakir fukarayı eğitim sisteminin dışına attınız.

Parası olan insanlar çocuklarında gördükleri eksiklikleri özel derslerle telafi edecekler hem de bugün ki dershane fiyatının birkaç kat fazlasına bir maliyetler maddi gücü olmayanlar bu hizmeti alma imkânından yoksun olacaklar. Parası olanlar özel okullarda ve kolejlerde okutacaklar çocuklarını vatandaş okutamayacak. Ne yaparsanız yapın özel dersin önünü alamayacaksınız.

Özel okullar açınca sağlayacağınız vaat ettiklerinizi şimdiye kadar sağlamış olsaydınız bu problemi çözmüş olurdunuz. Hangi özel okula kontenjan eksikliğinden dolayı ya da herhangi bir nedenle ödemede bulundunuz?

Devlet okulunda verdiğiniz kitapları bile özel okullarda da vermediniz.

Vergi indirimi mi uyguladınız?

Özel okulları teşvik için ne yaptınız?

Ne yapacağınızın belli olmadığı bir konuya insanları kanalize etmeye çalışma çabalarınız boşunadır.

Eğitim gönüllüleri zengin insanlar değildir. Riskleri aza indirgemediğiniz müddetçe bu işler laf ile olmuyor.

Devlet dershane yerine okul derken netice kesin belirlenmiş, kanunlarla desteklenmiş bir sistemi getirmediği müddetçe ne veliyi ne de dershaneleri ikna edemez.

100.000 öğretmeni, çalışanı ile iş gücüne katılan insanı bir anda kapı önüne koymanın mantığını çözmekte ayrı bir muammadır.

Siz devletin ihtiyacı olan 200.000 den fazla öğretmeni alamadığınız gibi 100.000’den fazla çalışanı da kapı önüne koydunuz. İşte akıllı devler politikası budur.

Devletin hali-pür melali- budur işte. Değişen bir şey yok…

Mustafa YILDIZ

 

Bu haber 1316 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
SOSYAL YARA SURİYELİLER09 Aralık 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur