gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 47  
»Bugün 1168  
»Toplam 4781539  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.84.236.168
» Bu sitemizi ziyaretiniz

Hanımeli İhtiyaç Bankası

Mustafa YILDIZ

18 Mart 2012, 13:48

Mustafa YILDIZ

Bu yazıya bir anımı anlatarak başlamak istiyorum. Hayal, meyal hatırlıyorum. Dağda çobanlık yapardım. Babamda çobandı. Bir yaz günü koyunları büyük söğüt ağaçlarının gölgesine getirmiştik. Koyunların sıcaktan etkilenmemesi için güneş eğilinceye kadar serinlikte yatar, biz de o arada dinlenir yemeğimizi yerdik. Köylüler gelir, koyunlarını sağar, kuzularını emiştirirdi. Gün eğilip serinlik çökünce tekrar dağlara, karanlıklara ve gecenin soğuk yüzüne doğru hareket ederdik.

 

O gün babam, küçücük avucuma sıkıştırdığı bir parayla iki kilometre uzaktaki bakkala gönderip, karpuz almamı istemişti. O sevinçle bakkala ne zaman ulaştığımı hatırlamıyorum. Bakkala elimdeki parayı uzatarak karpuz istediğimi söyledim. Bir avucumdaki paraya, bir de bana baktı. "Bu para karpuz etmez" dedi. Bütün sevincim kaybolmuştu. Üstümden bir kova kaynar su dökülmüş, bütün ışıklar sönmüş, elimden ayağımdan can çekilmiş, sanki olduğum yere çivilenmiştim. Ne dışarı çıkıp gidebiliyor, ne de hareket edebiliyordum. Bir ses duyuldu "Aç bakalım avucunu evladım." Açtım avucumu elimdeki parayı iri yarı gür sesli bir bey aldı.

 

Bakkala; "yanlış gördünüz efendi, bu paraya bir değil, iki karpuz eder", dedi. Ben o paranın etmediği iki karpuzu sırtıma yüklenip, içimdeki derin hüznü sevinçlerimde boğarak babamın ve kardeşlerimin yanına geldiğimde gözyaşlarımla terimin birbirine karışmış olduğunu ancak farkedebilmiştim.

 

Tabiri caizse eğer kabuklarının beyaz yerlerine kadar kemirdiğimiz o karpuzların her lokmasında ve hayatım boyunca o paraya iki karpuz ettiren adama dualarım ve minnetlerimle yaşarım.

 

Yokluk içinde olmayan, ihtiyaç sahibi olmayanların, bunları anlamasını asla düşünmüyorum. Para ve Dünya varlığının sahibi olmayı amaç edinenleri bu Dünyanın zavallıları olarak görürüm.

 

Nilgün AYHAN Hanımefendiyi şahsen tanımam, hiç sohbetimde olmamıştır. Belediye Başkanı ile de başkan olmadan önce bir defa, başkan olduktan sonra da pazartesi günü bir bardak çay içecek kadar sohbet ettim. Onların şahsına övgüler yağdırmak haddim değil, bu projeye de alkış tutmadan geçemem.

 

Hanımeli İhtiyaç bankası ile ilgili programı izlerken ön yargılarımı düşündüm. Bu projenin yaşayıp, gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşarak devam ettirileceğine inanmadığım için de ilgilenmemiştim. Yapılanları gördükten sonra emeği geçen her insanı, zerre miktar yardımı dokunanları kutluyorum. Allah(cc) onlardan razı olsun. Bu işin devamı için gayret gösteren Sayın Belediye Başkanı Mehmet TÜRE' ye ne kadar teşekkür etsem az olur. Nilgün Hanımefendiye ne kadar övgü dolu sözler yazsam yetmez diye düşünüyorum.

 

Her insan sosyal bir varlık olarak bırakın bir insanı, kapısındaki köpeği, evindeki kediyi, kümesindeki tavuğu, dünyanın her yerindeki hayvanı, bitkileri bile korumasını düşünmek zorundadır. Eğer bunu yapmazsanız tabiat ana dediğimiz, içinde yaşadığımız dünyanın dengesini bozuyorsunuz.. O halde fakirlerinde yaşama hakkı var. Onlarda bir tas sıcak çorba, bir tabak yemek yesinler, insanca ve mutlu yaşasınlar, evlerinde huzur olsun ki hepimiz mutlu olalım. Vicdan ve merhamet sahibi iseniz, insan onur ve haysiyetine sahipseniz, mutlaka etrafınızdaki insanların durumları sizi ilgilendirir.

 

Müslüman’sanız; Allah (cc) Fatiha suresinde "bizi doğru yola ilet, sapıtanların ve yoldan çıkmışların yoluna değil" diye duada bulunanlara, Bakara suresinde cevap veriyor. "Bu KUR'AN size hidayet bulmanız için gönderildi, hidayete erenler gayba inanır, namazlarını istikamet üzere kılar, infak ederler" buyurmaktadır.

 

İnfak etmek; Kendisinde var olanı olmayanlarla paylaşma, varlığı kendisini kurtuluşa götürecek bir araç olarak görme, varlığı kendisine verenin emri üzere kullanma, varlığı varlık için harcamaktır. Şayet sahip olduklarınızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşmazsanız; Maun suresinde Allah'ın "Ahlaki değerler sistemini yalanlayan birini tasavvur eder misin? İşte böyle biridir yetimi itip kakan, yoksulu doyurma arzusu duymayan, yazıklar olsun şu namazı kılıp (buradaki namaz hususu açıklamaya muhtaçtır) duranlara" hitabıyla karşı karşıyasınızdır. Demek ki inanan insanlar için fakir ve yoksullara yardım kurtuluşa götürecek bir vesiledir. Aynı zamanda eğer görmemezlikten gelinirse eza ve cefa zemini oluşturur.

 

Kısaca fakir, fukaraya yardım etme, koruma, gözetme hem insani, hem dini bir vecibedir. Bu yazılanlar ve yapılan programlar tanıtım ve teşvik açısından, böyle bir kurumun yaşatılması bakımından oldukça önemlidir.

 

Değerli Anamurlular Allah kime ne zaman ne verir belli olmaz. Gelin ANAMUR BELEDİYESİ İHTİYAÇ BANKA’sına sahip çıkalım. bu kurumu yaşatmak, böyle bir yerde görev almak kutsal bir vazifedir.

 

Sayın Başkanım eminim bu işi Allah(cc) rızasını gözeterek yaptınız, yolunuz açık olsun. Siz yapın iyiliği "balık bilmezse halık bilir".

 

Nilgün Hanımefendi devam edin Allah (cc) yardımcınız olsun. Anamurlular yardımcı olun bu kurum hepimizindir. Baki olan kurumdur, işin niteliğidir.

 

Saygılarımla.

Bu haber 1887 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
SOSYAL YARA SURİYELİLER09 Aralık 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur