gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 65  
»Bugün 148  
»Toplam 4318799  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.162.224.176
» Bu sitemizi ziyaretiniz

BİR YÖNETİCİDEN BEKLENTİLERİMİZ

Mustafa KAYA

16 Şubat 2014, 00:20

Mustafa KAYA

        BİR YÖNETİCİDEN BEKLENTİLERİMİZ

 

30 Mart 2014 yaklaştıkça seçim ortamı kızışmakta ve seçmenler topluma ve kendine hizmet edecek başkanı seçmek için kendine düşen görevi yapmaya hazırlanmaktadır.

 

Parti başkanlarımız ve Belediye Başkan adaylarımız, millet ve toplum gerçeğinden uzak olmamalıdırlar. Yönetmeye talip oldukları toplumun özüne, inançlarına, değerlerine, dini duygularına, milli değerlerine, hak ve özgürlüklerine saygılı olmalıdırlar.

 

Bu toplum, kendisine karakter, inanç, vatan, millet, bayrak anlayışı, bağımsızlık, milli duygular, millet bütünlüğü yönünden ters olan adaylara güvenmemiş ve olumlu onay da vermemiştir. Bağımsızlığımıza, millet bütünlüğümüze, bayrak anlayışımıza ters davranan kişiler ve adaylar asla toplum tarafından benimsenmez ve kabul görmez. Ancak bazı aklı eveller temiz, dürüst, inançlı insanlarımızın saf ve dürüst özelliklerini istismar etmiş;  temiz duygularını sömürmüş ve kendi yıkıcı zihniyetlerine alet etmişlerdir.

 

Şuna dikkat etmek gerekir ki: Gerek millet vekili adayının olsun, gerekse belediye başkanı adayının olsun bağlı olduğu parti memleketin başına bela oluyorsa; millet sahte yüzler ve yalan sözler, kem bakan gözler ile kandırılıyorsa bu adayında bulunduğu çevrede  bir kıymeti harbiyesi yoktur. Doğrusu da olmamalıdır. Eğer adayın kendisi iyi ise, iyi yerde durmasını bilmelidir. Mikrobun içerisinden temiz çıkılmaz. Ancak bazı menfaatçiler, bilinçli bir şekilde sahte yüzlerle içi boş davula zım zım vurarak, kendine tabi ve kandırılmış bir kitle yaratmaya çalışmaktadır. Oy verirken bu sahtelere çok dikkat etmek gerekir.

 

Bir diğer durum ise bazı kişiler de ben var isem herşey iyi, ben yok isem her şey kötü anlayışındadırlar. Şunu samimiyetimle belirtmek isterim ki: İyiye kötü, kötüye de iyi demek yanlışların en zararlısıdır. Eğer bir mevkide çalışkan başarılı, gönül alıcı bir kişi devam ediyorsa: senin o mevkide durman benim şahsi menfaatime ters düşüyor; sen oradan git ben geleyim anlayışı da oldukça yanlıştır. Almak istediğin sıfat için, unvan için doğruya yanlış, yanlışa da doğru demek yalnızca siyasette değil, her yerde ve her mevkide olmamsı gereken bir davranış şeklidir.

 

Bir de “Desteyi altından yiyen” belli makamlarda olan kişiler vardır ki: başarılı insanları gizliden gizliye harcamak istiyorlar. Böyle insanlara şunu açıklıkla ifade etmek isterim ki:  bu gün senin yaptığını günü gelince benim de sana yapma hakkım vardır. Sen bugün benimle aynı yolda yürümen gerekirken başka yollara saparsan, yarın bana beraber yürüyelim deme hakkını kaybedersin. Şunu unutmamak gerekir SİYASET İLE TİCARETTE DARGIN OLMANIN, KIRGIN OLMANIN HİÇ BİR YARARI YOKTUR.

 

Hangi partinin adayı olursa olsun, kim olursa olsun insana tepeden bakan, sadece oy alırım düşünce ve menfaatiyle bakan düşünce eşyanın tabiatına aykırıdır. “HERKES CUMHURBAŞKANI OLAMAZ, HERKES BAŞBAKAN OLAMAZ, HERKES BİR RÜTBE SAHİBİ OLAMAZ AMA HERKES İNSANDIR.” Sözü her aday ve her kişi için takip edilecek rehber olmalıdır.

 

Eğer “attığın taş ürküttüğün kurbağaya değmiyorsa” zorla güzellik olmayacağını da her şahsın ve her adayın bilmesi gerekir. Bir düğün salonuna bir partinin belediye başkan adayı giriyor, kimse yerinden oynamıyor; bir başka partinin belediye başkan adayı giriyor, yer yerinden oynuyorsa bunun sebebini iyi düşünmek ve ders çıkarmak gerekir.

 

Bir görevi icra ederken insanlar arasında ayrım yapmak, bana oy verdi - vermedi hesabını yapmak, şu şahıs zengin şu şahıs fakir ayrımı yapmak, şunun ırkı şu, şunun ırkı şu ayrımı yapmak şahsen benim hem dünya görüşüme, hem siyasi görüşüme hem de İslâmi inancıma tam olarak zıttır. Hizmet mevkiinde olan her şahıs için de böyle olmalıdır.

 

BAŞBAKAN, CUMHURBAŞKANI, BAKANLAR, VALİLER, KAYMAKAMLAR, BELEDİYE BAŞKANLARI ve HER TÜRLÜ HİZMET MAKAMINDA OLANLAR; “Sen benim partimden değilsin defol!” anlayışı ve davranışı doğru olamaz. Kim görevinde parti farkı gözeterek herkese eşit hizmet anlayışında olmamışsa, kim görevinde şu sokağın insanları bana oy verdi, vermedi hesabı yapmamışsa, kim her kılıktaki insana birinci sınıf insan muamelesi yapmışsa doğrusunu yapmıştır. Kim görevinde milletin parasını, varlığını yandaşlarına peşkeş çekiyorsa, kim bu memlekete sahip çıkan insanları perme perişan ediyorsa, kim bu memleketi korumak için canını kurşunlara siper eden kişilere kem gözle bakıyorsa yazıklar olsun!

 

Bir İspanyol Atasözü der ki: “GÜLÜMSEYEN YÜZ KALPLERİN KAPISINI HER HANGİ BİR ANAHTARDAN DAHA ÇABUK AÇAR.”  O zaman insana gülen yüzü daha iyi tanımalıyız.

 

“BİR İNSANDA YOKSA FELSEFİ KÜLTÜR

DÜRÜST İŞ YAPMASI SON DERECE MÜŞKÜLDÜR.”

(Bir filozof)

 

Mustafa KAYA

Bu haber 1071 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Seçime bir hafta kala…15 Haziran 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur