gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 86  
»Bugün 935  
»Toplam 4485018  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.156.85.167
» Bu sitemizi ziyaretiniz

Türkiye'de Siyasi Partilerin Rolü

Yaşar ALICI

13 Temmuz 2013, 09:45

Yaşar ALICI

            TÜRKİYE’DE SİYASİ PARTİLERİN ROLÜ KONUMU VE ÖNEMİ

     İnsanlar; insancıllaşma sürecinin dönem ve evrelerine denk düşen inanç kapsamlı yapılanma ve örgütlenmelere ihtiyaç duymuşlar, bu yapı ve inanç örgütlenmeleri sınıfsal ve konumsal taleplerine paralel, iradi örgütlenmeler ise “oto dinamik”. Yok üretim araçlarını üretici sınıflara rağmen ellerinde tutup, bu zaptu/raplığı ezilen ve sömürülen üretici sınıf ve tabakalara meşru-olağan-kader olarak gösterebilmek için, yani uyut/uyuştur-sömür formülünü yani, egemenlik refleksi formülünü, hakim kalıcı kılabilmek için, egemenler tarafından, zorla veya kandırılarak bir lütufmuş gibi sunulan örgütlenmelere mekanik=anti iradi örgütlenmeler adı verilir.


     Türkiye’deki siyasi partilerin ortaya çıkışı ve günümüzdeki rol-konum ve fonksiyonlarına gelince; diyalektik yasaya göre “her şeyin bir geçmişi bir bugünü bir yarını vardır” bilinci maddesine tabi olarak, cumhuriyetle birlikte ortaya çıkan partiler, Mustafa Kemal’li Cumhuriyet Halk Partisi hariç, Mustafa Kemal sonrası Cumhuriyet Halk Partisi dahil olmak üzere, hepsi Osmanlıda batı taklitçiliği anlamına gelen Tanzimat Dönemi ürünü olan “Hürriyet ve İtilaf Fırkası” ile “İttihat ve Terakki Partilerinin” birer ardılları ve kopyaları olarak ortaya çıkmışlardır.


     Mustafa Kemal’li çağdaş, laik, anti emperyalist, tam bağımsızlıkçı, ulusalcı, halkçı, devletçi ve devrimci ruhu olan projeyi ya anlamamışlar, ya da temsil ettikleri sınıfın çıkarları gereği örtülü veya açık bu projeyi yok etme, bu projeye düşmanlık etmede bir birleriyle yarışmışlardır. Mustafa Kemal’i cumhuriyet projesiyle üretici halka verilen ve boyutu genişleme genişletme yolu açık tutulan projeler toplumun elinden bir bir alınırken, ya fiilen rol alan, ya da gönüllü sessiz kalan rolünü emperyalizmin güdümünde oynamaya devam etmişlerdir…


     Gezi Parkı olayı ile ayağa kalan halkın bu kalkışından iktidar partisinden çok muhalefet partilerinin sorumlu oldukları asla görmezden gelinmemelidir.

 
     9 temmuz 2013 Salı günü Hürriyet gazetesinin internet sayfasında “dev yolsuzluk raporu” haberinde uluslararası şeffaflık örgütünce 107 ülkede 114 bin kişiyle yapılan kamuoyu anketinde, demokrasilerin itici gücü olarak tanımlanan siyasi partiler yolsuzluk konusunda en kötü algılanan kurumlar arasında yer alıyor. Araştırma verilerine göre Türkiye’de kurumlara göre yolsuzluk sıralamasında; siyasi partiler birinci, basın ikinci, parlamento üçüncü sırada yer alıyor. 


     Bana hiç sürpriz olmadı, ya size!?


   Yazımızın sonunu Sayın Mustafa Balbay’ın şu sözleriyle bağlayalım: ”Umudunu yitirmeyen herkesle birlikte yapabileceğimiz bir şeyler olduğuna hep inandım. Bütün mesele hiçbirimizin hepimiz kadar güçlü olmadığını bilmek ve inanmak”.

Bu haber 1838 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
BOZYAZI'DA (Şiir)14 Ağustos 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur