gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 59  
»Bugün 4895  
»Toplam 4713540  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.144.82.216
» Bu sitemizi ziyaretiniz

Amerika Tarihin Tekerini Tersine Çevirmeye Çalışırken

Yaşar ALICI

21 Haziran 2013, 16:44

Yaşar ALICI

 

AMERİKA TARİHİN TEKERİNİ TERSİNE ÇEVİRMEYE ÇALIŞIRKEN

 

 

            1. ve 2. Paylaşım Savaşlarının galipleri ve mağlupları hangi ülkelerdi şöyle bir hatırlayalım.

 

            1. Paylaşım Savaşının Mağlupları:

 

            Almanya, İtalya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Çarlık Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu.

 

            Galipler;

 

            İngiltere, Fransa, sonradan saf değiştiren İtalya, sonradan savaşa giren Amerika, Kanada ve Avustralya.

 

            2. Paylaşım Savaşının Galipleri ve Mağlupları:

 

            Galipleri;

 

            İngiltere, önce Hitler faşizminin tanklarına dayanamayıp geçilmez denilen Majino Hattını geçip Paris’e giren Hitler güçlerini Kominist Partisinin öncülüğünde oluşturulan Halk Direniş Cephesi ile dışarıdan Amerika ve müttefikleri sayesinde bağımsızlık ve ulusal onuruna kavuşan Fransa, yine sonradan savaşa giren Amerika, Kızıl Ordusuyla Berlin’e giren Sovyetler Birliği.

 

            Mağluplar;

 

            Allah’ın yaratmış olduğu Dünya’yı Allah’a kendi eliyle teslim edeceği iddiasıyla önce Almanya’yı sonra Avrupa’yı sonra Dünya’yı ateşe ve 64 milyon insanın hayatına son vermeden birinci derecede sorumlu Hitler Almanyası, Modern Roma’yı yeniden kuracağı iddasıyla yola çıkıp bir benzin istasyonunda halkı tarafından hayatına son verilen Mussolini İtalyası, Asya’nın gerçek ve biricik kaplanı benim iddiasıyla önce kıta içini başta olmak üzere tüm Asya ve Güney Doğu Asya’yı işgal eden ama hazmedebileceğinin çok üstünde avı yutmuş olduğu için aşırı hazımsızlık nedeni ile kusmak zorunda kalan ve üstüne üstlük barışın, kardeşliğin, demokrasinin, koruyucu meleği! Amerika Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombasıyla kayıtsız şartsız teslim olan Japonya.

 

            İki paylaşım savaşının baş galibi olan ve ikinci paylaşım savaşı sonuna kadar Güneşin Batmadığı İmparatorluk olarak sıfatlandırılan İngiltere İmparatorluğu savaşın sonunda bir ada devleti olarak kendini Britanya adasına zor atan İngiltere’nin durumu garip ve düşünmeye değer değil mi sizce?

 

            İki paylaşım savaşının baş rantçısı ve tahtçısı Amerika Birleşik Devletleri, ikinci paylaşım savaşının bir baş galibi daha var; ama o galip, halkının ve askerinin inanılmaz sınıfsal ve ideolojik inanç kapsamlı dirençli mücadelesini Batı’nın “Jo Amca” tavlamasına kurban verip doktriner ideolojisinin Batı tarafından boşaltılmasını ya görmeyen ya da görmezden gelen Stalinli Sovyetler Birliği.

 

            Hegemonik koçbaşlığından ada devletliğine tenzil-i rütbe eden İngiltere’nin ünlüler ünlüsü başbakanı Winston Churchill savaş sonrası yeni birinciler arası birinci ABD’ye 6 aydan uzun siren bir ziyaret yapar ve Amerika’ya artık tankla, topla, tüfekle sömürme amaçlı açık savaş döneminin kapandığını; çünkü bir taraftan bu savaşların ekonomik gücün eritip bitirdiğini, öte yandan sömürülen ülke halklarının açık düşmanlığını ve husumetini üzerimize çekerken onların bilinçlenip halk savaşları yoluyla bağımsız devletler kurmalarına yol açtığını ve daha da kötüsü onları kominizmin kucağına ittiğini bu nedenle yeni sömürgecilik gizli işgal esprisinin temel olmasının mutlak gereklilik olduğuna Amerikalı yetkilileri ikna eder.

 

            Ölüm robotları Gestapo Kurmaylarının öncülüğünde oluşturulan CIA ile ortaya çıkardığı canlı radarları yoluyla dünyayı gözetlemeye, küresel çıkarlarına dönük bir tehdit emaresi gördüğünde o tehdidin anında defterini dürmeye durmadan devam ediyordu. Yeni sömürgecilik = gizli işgal esprisine Amerika’da ideologları çıkmadı mı? Çıkmaz olur mu? Rockefellerler, Marshalllar, Trumanlar ve daha kimler…

 

            Balık olarak gördükleri ulusların ve halkların bünyesine Aids Virüsü gibi girerek iç olgu haline gelmişler, yem atmışlar, yem atmışlar, o balık halkları artık o yemden başka bir şey yiyemez hale getirmişler.

 

            En sonunda o yemi oltaya takarak vermişler veee oltaya takılan balığın artık yeme ihtiyacı yoktur demişler. Ülkelerin içinde ihtilaller, darbeler, kardeş kavgaları almış başını gitmiş; yerli işbirlikçiler onlara hep yardım etmiş. Tarihin tekerinin ileri doğru çeviren temel dinamik gücün sınıf mücadeleleri olduğunu çok iyi bilen ABD kendi egemen sınıfının ömrünü uzatmak, hatta ölümsüz kılmak için bu tekeri geriye doğru çevirmek kapitalizm öncesi sınıf egemenliği olan ülkeleri tahkim etmek, daha ileri doğru evrilmiş veya evrimle temaülü gösteren ülkeleri ise geriye doğru itelemek için proje üzerine proje üretmekte, üretilen bu projeler için de o ülkelerin ulusal kaynaklarını oburca tüketmektedir.

 

            Adına Büyük Ortadoğu Projesi, Arap Baharı vs. denilen projelerle başta petrol olmak üzere tüm doğal kaynaklarının sonuna kadar sömürülmesi, bu sömürünün olabildiğince az riskle sürdürülebilmesi, halkların birbirine kırdırılması, bu süslü kamuflajların altındaki yalın gerçeklerdir.

 

            Gizli işgal yeni sömürge statüsünde olan ülkelerin yöneticileri perdenin önünde oynatılan kukladan başka bir şey değildir. Bu kuklalar sosyal mücadelelerin yükseliş ve düşüşlerine göre renk ve şekil alırlar. Sosyal mücadelenin arz ve talebine uymayan kuklalar ya rol ve yer değişikliğine uğrarlar ya da tasfiye edilirler. Yani Yüce Atatürk’ün deyişi ile “Emperyalizm mavf ve perişan edilmedikçe ülkelerin yönetim perdelerinin arkasında kuklacı başı rolünü oynamaya devam edeceklerdir. ”

 

 

Bu haber 1157 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
BATI'DA OKUYANLAR AJAN MI OLUYORLAR17 Kasım 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur