gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 16  
»Bugün 2485  
»Toplam 4328601  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.80.247.119
» Bu sitemizi ziyaretiniz

ANAMURDA BİR TAYYİP-3

Atila BOZKURT

05 Temmuz 2013, 23:42

Atila BOZKURT

                ANAMURDA BİR TAYYİP-3

Ağacın gövdesi ne kadar sağlam olursa meyvesi de o kadar güzel olur. Milliyetçi Hareket kökü mazide olan atiye akan sağlam bir ağaçtır. Ancak; Ağacın özünü kurt yemeye başlarsa o ağaç iflah olmaz.

Milliyetçi Hareket gövdedir. Diğer yan kuruluşlar da dalları. Gövde dallarını koruyup kollayacak dallarını budamayacak, budatmayacaktır. Dallarda gövdenin etrafında kenetlenip sinekleri, böcekleri, haşereleri yok edecek ki gövde zarar görmesin. Tabi gövde de ekmek elden su gölden yan gelip yatmayacak. Dalda gövdede görevini yaparsa meyve çok güzel olur. Gövde babanın evlatları sevdiği gibi kucaklayacak, dallarda evlatların babaya olan saygı ve sevgi ile etrafını saracak. Gör bakalım o aileyi kim yıkabilir. İşte kazanılan bütün başarıların sırrı yukarıdaki koruma, kollama, birlik ve beraberliğin neticesidir.

Bize öğretilen ülkü davasında haset yoktu, kibir yoktu, eğilmek ve satılmak yoktu. Dosta güven, düşmana korku salardık. Hedef vardı, hedef Türk İslam davasıydı. Diğer hedefler asıl amaca ulaşmada küçük ayrıntılardı.

Hedefe ulaşmak için canını kanını ortaya koyacaksın. Hedefe ulaşmak için tek de kalsan, tek başına olacak ancak ALLAH aşkına mücadeleyi sürdüreceksin.

 En küçüğünden en büyüğüne, en tepedekinden en alttakine kadar herkese düşen görev yok mudur, bu hep böyle olmadı mı? Rahmetli  Cennet mekan Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ bir yurtdışı gezisinde [ABD] orda kurulmuş olan ülkücü teşkilata varır. Teşkilat başkanı “başbuğum ne emredersiniz nasıl bir program yapalım” der. Cennet mekân Başbuğ şöyle söyler. “Programı teşkilat yapar, biz de programa uyarız.”

Sevgili arkadaşlar nerde kaldı teşkilat nerde kaldı istişare, nerde kaldı varılacak olan hedef. Ülkücüler çok hassas duygulu insanlardır. Bir defa kırdın mı verilen tahribatın tamiri çok zordur. Yapılan güzel işleri direklere değil milletin gönlüne yerleştirilirse hangi güç onu söküp alabilir. Bunun sayısızca örnekleri yok mu? Bir kahvenin kırkyıl hatırı yok mu sizin yanınızda.

Bu sözlerimi seçilmişlere de, teşkilatı yönetenlere de söylüyorum. Gururu, kibri, bencilliği, ben duygusunu bir yana bırakmalıyız. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için diye biz teşkilatlarda ülkücüler olarak yeminler etmedik mi?

Bir söz verdin mi sözünde duracaksın. Asılmak gerekirse asılacaksın. Kendini gönüllere kazıyacaksın olacaksan adam gibi olacaksın, ülkücü gibi olacaksın.

Masumca başlayan hareketler kötü yönetilince krize dönüşür. Kural böyle bundan önce böyleydi, bundan sora da böyle olacak. Köpeğe gem takarsan kendini at zanneder. Herkes duracağı yeri ve sınırını bilmelidir. Siz idareci ve idare eden değil yönetici olacaksınız. Zaten bu memlekette her şey idareyle gitmiyor mu?

Sevgili okuyucular… Önceki yazılarımıza teveccüh gösterdiniz. Bazı arkadaşlarımız telefonla arayıp, bazıları bizzat gelerek yazı hakkında olumlu olumsuz görüşlerini bizimle paylaştılar. Değerli arkadaşlarım bizim şahıslarla işimiz olamaz, olmaz. Biz önce ALLAH’a sonra kendimize ve aziz şehitlerimize söz verdik. Ne kapalı kapılar ardında pazarlık yaptık, ne de birileri gibi sağ gösterip sol vurmadık. Herkes kendisini bilir. Ve herkes kendine çeki düzen vermelidir ki bu kötü, zalim düzene şekil verebilelim.

Biz eleştirilerimizi yapıcı şekilde yaparız. Birileri tenezzül eder okurda bir hata düzeltilebilir mi diye. Ne kimseye kırgınız nede kimseye dargınız. Zaman çok az ve çok değerli. En tepedeki büyüklerden en alttakine kadar herkes bir olmalı diri olmalı ki, o dalgalanan bayrak yere düşmemeli, düşürülmemelidir.. Herkes eteğindeki taşı dökmeli, oturup istişare yapmalı, teşkilat başkanından seçilmişlere, yan kuruluşlardan üyelere velhasıl kim kendini vicdanen sorumlu hissediyorsa bu saatten sonra üzerine düşeni fedakârca yapmalıdır.

Kimse kendini Yunus’un odunu gibi dosdoğru görmesin. Herkesin hatası vardır olacaktır. Bundan sonrada olacaktır. Önemli olan hatayı kabul etmek hatadan dönmektir. Hatanı kabul etmekte tabi ki bir erdemdir.

Salı günü başlayacak olan onbir ayın sultanı Ramazan-ı Şerifin Türk Milletine ve bütün İslâm âlemine hayırlara vesile olmasını yüce ALLAH’tan niyaz ederim.

Atilla BOZKURT

Bu haber 1337 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Seçime bir hafta kala…15 Haziran 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur