gazete anamur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı


Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Sponsor Alanı


EN ÇOK OKUNANLAR

Dost Siteler

HAVA DURUMU

ANAMUR

Saat

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 62  
»Bugün 2347  
»Toplam 4483292  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.80.87.62
» Bu sitemizi ziyaretiniz

ASLAN EYCE VE 5-6 AĞUSTOS

Kamil CÖMERTLER

15 Temmuz 2013, 22:09

Kamil CÖMERTLER

ANAMUR GÜNDEMİ

                    ASLAN EYCE VE 5-6 AĞUSTOS

Yıl 1978…

Silifkeli siyasetçi, iş adamı ve bir çevreci…

Adı; Aslan Eyce…

1975 yılında Akkuyu’da nükleer santral yapılacağı haberi ortaya çıkınca, karşı duruş sergileyerek başlattığı büyük bir kampanya ile Akkuyu nükleer santralinin bu bölgeye yapılmaması için yıllarca mücadele verdi…

Kitaplar, broşürler yayınlayarak toplantılar, seminerler düzenleyerek ve çeşitli eylemlerle yürüttüğü kampanya Mersin ve çevre il ve ilçelere hızlı bir şekilde yayıldı…

Yıl 2013

35 yıldır Eyce’nin kampanyası halen sürdürülüyor…

İşte bu kampanyanın krolonojisini bire, bir yaşayan biri olarak bu güne kadar ola gelen gelişmeleri masaya yatırmak istedim…

Akkuyu Nükleer Santral projesine ilk tepkiler, yörede halkın çok sevdiği, o zamanki Köy-Kop Genel Başkanı siyasetçi ve çevreci Aslan Eyce önderliğinde, 1978 yılından itibaren giderek artan bir tempoda gelişti.

Bu tepkilere tercüman olan ve köşesinde bu mücadelenin bayraktarlığını üstlenen değerli yazar merhum Örsan Öymen ve benimde içinde bulunduğum ve o yıllar bölgede etkili olan Mersin yerel basın sayesinde, bu mücadele kamuoyuna taşındı.

Yine, 1978 yılında başlayan bu mücadeleye, TMMOB ve Elektrik Mühendisleri Odası yoğun destek verdi. Mersin yöresinin tüm beldelerinde ve ilçelerinde toplantılar, paneller yapılarak, halk bu konuda bilgilendirildi.

1990’lara kadar gündeme gelmeyen bu konu, tekrar ısıtılıp kamuoyunun önüne konulunca, tepkiler hem yerel, hem de ulusal/uluslararası boyutta tekrar canlandı. Bu kez tüm dünyada ve dolayısıyla ülkemizde de gelişen yeşil, çevreci hareketler ve sivil toplumsal hareketlerle de bütünleşen bu mücadele, çok renkli, geniş çaplı bir Nükleer Karşıtı Platforma dönüştü.

Bu platformun içinde; KESK, DİSK, HAK-İŞ gibi sendikalardan, Türk Tabipler Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Barolar Birliği, Türk Veteriner Hekimler Birliği, Mülkiyeliler Birliği,TMMOB gibi saygın meslek örgütlerine, Atatürkçü Düşünce Derneklerinden, Halk Evlerine, Ziraatçılar Derneğinden, Mersin Yardımlaşma ve Kültür Derneğine, , Akkuyu’nun Büyükeceli Çevre Derneğine, ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneğinden, Fizikçiler Derneğine, çeşitli partilerden, binlerce sağduyu yurttaşa kadar çok farklı unsurlar bir araya geldi.

Bu platform, nükleer santrallere karşı; 1993 yılında kısa bir sürede 170 000 imza toplayarak, o zaman ki TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk’a sundu

Yine aynı yıl ilk Nükleer Karşıtı Kongre Ankara’da toplandı.

Nükleer Karşıtı Platform ve Yöre Belediyeleriyle birlikte, 1993 yılından beri düzenli olarak, 5-6 Ağustos tarihlerinde her yıl Akkuyu’da Şenlikler yapılıyor. Bu şenliklere, Ülkemizin dört bir yanından yüzlerce duyarlı insan, kurum ve kuruluş katılıyor. Daha önceki yıllarda çeşitli partilere mensup milletvekili Fikri Sağlar, Aydın Güven Gürkan, Ercan Karakaş, İstemihan Talay, Ali Er şenliklere katılıp, bu mücadeleyi desteklediklerini kamuoyuna açıklamışlardı.

Özellikle Greenpeace Türkiye Ofisi’nin yoğun çabaları ve katkılarıyla, hem yörede, hem de Türkiye çapında renkli, ses getiren nükleer karşıtı eylemler gerçekleştirildi..

En son 18 Nisan 1999’da yapılan belediye başkanlığı seçiminde, daha önce nükleer karşıtı gibi görünen, ama yapılan manipulasyonlar sonucunda birden nükleerci olan, CHP’li olup, sonradan ANAP’a geçen eski belediye başkanına karşı, nükleer santrale karşı çıkan şimdiki Belediye Başkanı; 2 kat fazla oy alarak seçilmişti.

Fakat bir takım bilinen ve bilinemeyen vaatlerle malum uygulamalarla, yeni başkan ve yöre halkı üzerinde de çeşitli oyunlar, yoğun baskılar yapılıyor.

Oysa Büyük eceli Belediye Başkanı Hümmet Büyük, 10 Temmuz 1999 günü, halk oylaması öncesinde şu açıklamayı yaptı;

 “35 yıldır yılan hikâyesine dönen bu nükleer santral projesi yüzünden, yöremiz yaşamsal bazı yatırımlardan, özellikle de turistik tesislerden mahrum bırakıldı. Kıyılarımız Akdeniz’in en güzel ve el değmemiş kıyılarıyla dolu. Yöre belediyeleri olarak, 2 hafta kadar önce Ankara’ya gelerek TEAŞ’a nükleer santrale karşı olduğumuzu bildirdik. Akkuyu körfezini yabancı nükleer şirketlerin çıkarlarına kurban ettirmeyeceğimizi kendilerine duyurduk’.

Akkuyu Nükleer Santralı’nın yapılması planlanan Büyükeceli’ye komşu olan Yeşilovacık’ın Belediye Başkanı Halil İbrahim Yetkin’de, yine 10 Temmuz 1999 günü yaptığı basın açıklamasında, şunları dile getirdi;

 “Göreve geldikten sonra, soyu tükenme tehdidi altında bulunan Akdeniz Foku’nu Belediyemizin simgesi olarak seçtik. Bu sevimli deniz canlılarının resmi koruma altına alınmış bulunan yaşam alanlarına, kirletici reaktörler inşa edilmesine izin vermeyeceğiz. Halkımız buna karşıdır ve bu durumda nükleer santral planı hayata geçirilemez.”

11 Temmuz 1999 tarihinde Yeşilovacık ve Büyükeceli’de yapılan halk oylamasında, katılanların %84’ü Akkuyu Nükleer Santrali’ne hayır dedi.

İlk nükleer santral kurma niyetlerinin 35 sene öncesine dayandığı ülkemizde, o günkü dünya konjonktürüne göre nükleer santral yapılmasına karar verilip, yer seçimi çalışmalarının yapılması 1972-1976’lı yıllara rastlıyor. 1970’li yıllardaki mevcut teknoloji ve etüt bilgilerine göre yapılmış olan çalışmalarla yeri belirlenen ve yer lisans onayı alan Akkuyu Nükleer Santral Projesinin, bugün benzer bir çalışma yapıldığı taktirde, artık lisans onayı alamayacağı ileri sürülüyor.

1976 yılında Akkuyu’ya yer lisansı onayı veren 3 kişiden biri olan Prof. Dr. Tolga Yarman, 16 Ekim 1999 günü, Ankara’da TMMOB tarafından düzenlenen Nükleer Enerji Kongresi’nde yaptığı konuşmada, şu iddialarda bulunmuştur;

”Çeyrek yüzyıl önce verilen lisans bugün geçerli addedilemez; çünkü lisans verme kıstasları değişmiş sayılmalıdır ve yeniden vazedilmedir. Çeyrek yüzyıl önce verilen lisans, bir ‘Turizm Etki Değerlendirmesi’ni kapsamamıştır; çünkü santralin o zaman, bugünkü boyutta olmayan, turizme vereceği zarar diye, bir kavram yoktur. Ben bugün TAEK’te olsam, Akkuyu’ya lisans vermem. Lisans verilecek olsa şerh koyarım. Bunu ilan ediyorum. Aynı biçimde, inanıyorum ki, Profesör Yalçın Sanalan da aynı yönde bir tavır alırdı. Lisans başvurusunu TEK adına, Nükleer Santral Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Kütükçüoğlu imzalamıştı. Bilerek söylüyorum ki, anlattığım sebeplerden dolayı, Dr. Ahmet Kütükçüoğlu, Akkuyu’ya dönük olarak, Kurumu adına böyle bir başvuruda bulunmaz; başvuruda bulunulacak olsa, başvuru yazısına imzasını koymazdı”.

Akkuyu Bölgesi için, maalesef bugüne kadar kapsamlı, gerçekçi, güvenilir, ‘çok ciddi ve bilimsel’ bir çalışmanın yapılmadığını biliyoruz. Ancak kısmi olanaklarıyla yöreyi inceleyip, bağımsız bir rapor hazırlayan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güngör Uzun’a göre; ‘Akkuyu santral sahası çevresiyle birlikte Türkiye’nin güney sahilindeki, topoğrafik özelliklerin de elvermesinden kaynaklanan insan etkisinin fazla zarar veremediği nadir yerlerden biridir.

 ‘Küçük körfezlerin biyolojik üretkenliğinin sulak alanlardan bile fazla olduğu gerçeği de göz önüne alındığında Akkuyu Körfezi daha da önem kazanacaktır. Bununla birlikte Türkiye’de doğal alanların giderek yok olduğunu da göz önünde bulunarak, Akkuyu’da yapılacak fiziksel gelişmeler için iyi düşünüp, bilimsel veriler ışığında doğru karar vermek zorundayız. Çünkü bizler aynı zamanda kaybettiklerimizin hiçbir zaman geri getirilemeyeceğinin bilincindeyiz. Bugüne kadar Akkuyu ile ilgili çalışmalarda mevcut çevresel özellikleri belirlenme ötesine gidememiştir.’

Akkuyu da yapılması planlanan nükleer santrale karşı her yıl 5-6 Ağustos tarihinde şenlikler yapılıyor…

5-6 Ağustos tarihi yaklaşıyor…

Bölgenin doğal güzelliklerini bölge Turizmini,çevreyi tamamen yok edecek Akkuyu nükleer santral yetmiyormuş gibi;şimdi de Akidenizin  belirli yerlerinde yapılmaya çalışılan santrallerle bölgenin geleceği riske atılıyor,Gelecek kuşaklara kupkuru araziler ve ölü bir deniz bırakılmak isteniyor..

Bölge milletvekilleri,Belediye başkanları ve yaklaşan yerel seçimlerde bölgenin il ve ilçelerini yönetmek isteyen siyasi partilerin adayları,Sivil toplum kuruluşları,bölgenin dinamikleri.,kanaat önderleri,akademisyenleri 5-6 ağustos tarihinde ne yapacaklar benim gibi tüm bölge halkı da merak içindeler…

Ve… Aslan Eyce’nin 35 yıl önce başlattığı mücadeleye kim ya da kimler sahip çıkacak…

Göreceğiz…

Kamil CÖMERTLER

Bu haber 1413 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
BOZYAZI'DA (Şiir)14 Ağustos 2018

Sponsor Alanı


SON HABERLER

Sponsor Alanı

Son Dakika Haber

Sponsor Alanı

 

Her Hakkı Saklıdır - 2012 (Fatma ARIKAN)
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Gazete Anamur